Lütfü Boybey -Türk Mutfağında Tuzun Ne İşi var?

Son dönemlerde tartışılan konu ‘Türk Mutfağında teknoloji kullanımı’

İnsan değişen ve gelişen dünya şartlarına ne kadar hızlı adapte olabilirse, o derecede kendini geliştirir ve güncel kalır.

Zamanı yaşamak zamana adapte olmak değildir. Zaman mefhumu akıp giderken bu akıntıya kendini adapte etmek ve gelişen hayat şartlarına uyumlu olmak kaçınılmaz bir gerçektir, akıp giden zamanı yakalayabilmek hakkıyla değerlendirmek için.

Değişen ve gelişen şartlara göre şekillenen dünya hayatı tabii ki olmazsa olmazımız yemek içinde geçerlidir. Yemek hayatımızı idame etmemiz için en önemli unsurdur.

Tarihe baktığımızda yemek kültürünün oluşması gelişmesi ve sürdürülebilir bir meziyet elde etmesi için gelişen şartlara uyumla sağlanabildiğini görmekteyiz.

Ateşin bulunması hem yemek pişirme tekniklerini hem de araç gereç kullanımını ortaya çıkarmıştır. Ateşte pişirilerek elde edilen toprak kaplar bu etkiyi yapan unsurlardandır. Şu nu diyebiliriz ki ateşin bulunması yemek kültürüne en büyük etkiyi yapmıştır. Bu şekilde mutfakların temeli atılmış ve her yörenin kendine has mutfakları oluşmaya başlamıştır.

Mutfak kültürü değişen ve gelişen şartlara uygun bir şekilde gelişmeler kaydederken dinlerde bu konuda önemli etkiler yapmıştır. Örneğin Müslüman toplumlar için Kuran-ı Kerim’de yenilmesi yasak olan hayvan etleri yemek kültürlerinde yer almamıştır.

Günümüze gelecek olursak mutfak kültürünü etkileyen en önemli unsur teknolojinin üst seviyeye gelmiş olmasıdır. Teknolojinin gelişmiş olması genel manada hayatı kolaylaştırdığı gibi mutfak hayatını da kolaylaştırmış ve etkisi altına almıştır.

Bu etki olumlu manada olduğu gibi olumsuz etkilerde de bulunmuştur. Ocak, düdüklü tencere, fırınlar ve daha birçok mutfak araç gereci mutfak çalışanları ve ev hanımları için bulunmaz bir nimet statüsüne adeta Alaaddin’in sihirli lambası hükmündedir.

Ancak gelişen teknolojinin getirdiği hızlı yaşam, değişen hayat şartları kadınların iş hayatına dahil olması gibi daha bir çok sebep Türk Mutfağı gibi uğraştırıcı ve zaman alıcı bir çok yemeğin tarihte kalmasına sebep olmuştur.

Ancak buna rağmen teknolojiye adaptasyon süreci ne kadar kısa olursa o kadar da gelişim elde edilmektedir. Bu sebeple açık fikirli olmak vizyon sahibi olmak ve teknolojiye ayak uydurmak zamanımızın olmazsa olmazıdır. Artık internetten bir tık ile masamıza gelen yemekler varken teknolojiyi göz ardı edemeyiz.

Bu sebeple ‘Türk Mutfağında mikro dalganın ne işi var?’ demek akla ziyan bir söylem olmakla beraber ateşin buluşunu inkar edip o dönemde kalmaktan hiç bir farkı yoktur. Bu söylem mutfakta tuzun ne işi vardan daha şaşırtıcıdır.

Çünkü tuz kullanmadan da yemek yapılabilir ama teknoloji olmadan asla!

Vesselam…

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir