Erkut SEYMENLER – MİLAN BURSA MAÇI KAÇ KAÇ BİTER?

Mart ayında Uluslararası İklimlendirme Fuarı vesilesiyle Milano’yu görme fırsatı yakaladım.  Frankfurt Fuarından sonra bu alanda Dünyanın ikinci en büyük fuarı olarak görülüyor. Sanat, tasarım, ticaret ve modanın dünyadaki başkentlerinden biri olarak lanse edilen şehrin sokaklarını, restoranlarını, mimarisini, insanını ve kültürünü az da olsa tanıma fırsatım oldu.

Tarihi binalarına sahip çıkmaları, korumaları, bunlara ait tarzlarının olması, özel yapılarının mimarisi, ambiyansı, ihtişamı beni oldukça etkiledi. Bize nazaran şu an ki yaşam tarzlarında harikulade bir farklılık olmasa da hayata dair vakarlı ve sakin duruşları dikkat çekici.

Ziyaret ettiğim yerlerin başında, Dünyanın en büyük Gotik tarzdaki katedrali olan Duomo Di Milano, yine Dünyanın en büyük tiyatro binalarından La Scala, Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan Galleria Vittorio Emanuele II ve Como Gölü geliyor.

Gezdiğim bu yerlerde dini figürler muazzam bir şekilde işlenmiş. Zaten dinle sanat hep iç içe olmuştur. Çoğu zaman din kendi mesajını sanatla vermiştir. Milano da bunu fazlasıyla görüyorsunuz.  Duomo Katedrali devasa bir yapı. 11700 metrekarelik bir alana kurulu ve Milano şehrinin simgesi sayılmakta. Avrupa’nın dördüncü büyük katedrali.  Geniş bir meydanda bulunuyor ve bu meydana Piazza Del Duomo deniyor. Hemen gönlümüze şehrimizin manevi simgesi Ulucami düştü. Bursamızın Ayasofya’sı Ulucami,  2215 metrekare alan kaplıyor. Yapımı Duomo Katedrali ile hemen hemen aynı tarihlere denk geliyor. Manevi havası ve manevi tarihi muhteşem olan Ulucami’yi ziyaret ettiğimizde oluşan iç huzuru ve feyzin zerresi yok Katedral’de… Ama ihtişam var…

Duomo Katedralinden biraz ileride Galleria Vittoria. Muazzam bir tablo… Dünya modasının devleri boy gösteriyor. Valentino, Gucci, Versace, Prada, Armani ve Dolce & Gabbana gibi lüks İtalyan markalarının hepsinin merkezi Milano’da bulunuyor. Cam kubbe ve figürler şahane.  Modanın kalbi sayılan Milano’da Galleria Vittorio Emanuele II’nin karşısında ise elimdeki koz Bursa’mızın en büyük ve en rağbet gören çarşısı Kapalı Çarşı. İkisinin de kendine has mimarisi ve ambiyansı var. Biraz daha yürüyüp La Scala adıyla bilinen ihtişamlı opera eviyle karşı karşıya kalıyorum.  La Scalanın karşısındaki Da Vincinin Heykeline bakarken Ahmet Vefik Paşa Devlet Tiyatrosuna selam çakıyorum.

Ve son olarak Como Gölü… İtalya’nın İsviçre sınırında Milano’ya yaklaşık bir saat uzaklıkta. Kıyısında Madonna, George Clooney, Silvester Stallone gibi ünlülerin evlerinin olduğu y tipinde İtalya’nın ve dünyanın en güzel göllerinden biri. Tirilye Ve Gölyazı ordamısınız?

Bir futbolsever olarak Fatih Terim’in gönderildiği A.C. Milan kulübünün yönetim binasını da gördüm. 1899‘da kurulan  A.C. Milan, UEFA ve FİFA organizasyonlarında Boca Juniors’la  beraber en başarılı kulüp olarak gösteriliyor. UEFA  Süper Kupasını 5 defa, Şampiyonlar Ligi Kupasını 7 defa almış; İtalya Seri A’da 18 defa şampiyonluk kazanmış.  Milan’ın kulüp değeri yaklaşık 380 milyon Euro. 1963’te kurulan Şampiyon Bursasporumuzun ise Avrupa ve Dünya çapında başarısı yok. 1 Kez lig şampiyonu olduk, 1 kez de Türkiye Kupasını kazandık. Kulüp değerimiz yaklaşık 40 milyon Euro. Bir selam da bitmeyen stadı ile küme düşmeme mücadelesi veren Bursasporuma…

‘Batının ilmini alalım, ahlakını değil’ düsturundan ziyade derdim kıstas koymak…  Bu şehrin halkı olarak Bursa’yı bütün unsurlarıyla katma değeri yüksek, kaliteli, örnek bir Dünya şehri kılmak istiyoruz. Hedefimiz bu…

Busged Şehircilik Komisyonu olarak bu seneyi Turizme ayırdık. Bu sene BURSA’DA TURİZM senesi… Şehrimizin turizm vizyonuna değer katmak için elimizden geleni yapacak, mevcut projeleri destekleyip, tanıtımına katkı sunup, yeni projeler üretmeye çalışacağız. Bu konuda sizlerin de fikri katkılarınızı bize sunmanızı bekliyoruz.

Turizm dediğimiz şey bir yere turist çekmek için ekonomik, kültürel ve teknik yapılan çalışmaların tümü. Bursamız tarihi, doğası, kültürü, medeniyet tasavvuru ile turizmin bütün alanlarında liderliğe oynayacak bir kent. Kendi kıstaslarımızı belirleyelim ve er meydanına çıkalım. Eksiğimiz yok, fazlamız var. Selçuklu , Osmanlı ile gururla övünüyoruz. Peki ileriye nasıl bir şehir ve şehir kültürü bırakıyoruz? On yıllar belki yüzyıllar alacak olan şehir ve medeniyet tasavvuru için kendimizi bulup, metedolojimizi belirleyelim. Milano’yu övüp Bursamıza dayak atacak değiliz; fakat şapkayı önümüze koymamız lazım ki gerideyiz. 7-8 milyon turist çeken Milanoyla, yaklaşık 250 bin yabancı turist çeken Bursamızın kent kültürü, kent estetiği, turizm yada toplamda şehircilik maçı kaç kaç biterdi sizce? Mileno’lu Stefano’ların Milano Strateji Geliştirme Dernekleri’nde (MİSGED) nice Bursa tanıtım yazıları yazmaları dileğiyle…

 

 

      

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir