Erkut SEYMENLER – ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

Keyifli izlediğim ve beğendiğim Diriliş Ertuğrul dizisinde Süleyman Şah oğlu Ertuğrul’un bir repliği şöyledir: ‘Atalarımızın destanlarını masal mı sandın? Onlar bebe uyutmak için değil, adam uyandırmak içindir.’

Osmangazi Belediyesi  14. Osmangazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Şenlikleri kapsamında 6-22 Nisan tarihleri arasında biz dizi etkinlik planlamış. Sempozyum, Fetih Yürüyüşü, Dürdane ve Gündoğdu Mahallesi Köy Şenlikleri, Tarihi Kent Koşusu, Rahvan Atları Koşusu, Fotoğraf Yarışması gibi etkinliklerle güzel Bursamızın 692 yıl önce fethedilişinin coşkusunu günümüze taşımaya çalışıyor. Cumartesi günü, halkın geniş katılımı yanısıra Diriliş Ertuğrul dizisinin oyuncuları Cengiz Coşkun (Turgut Alp), Celal Al (Abdurrahman Alp), Sezgin Erdemir (Sungur Tekin), Engin Öztürk (Günalp Bey) ve Gülsüm Ali İlhan (Aslıhan Hatun) gibi ünlü isimlerin de yer almasıyla Fetih Yürüyüşü düzenlendi. Osmangazi ve Orhangazi Türbelerinde dualar okundu.

Ne güzel bir yurt, ne güzel bir medeniyet bırakmışlar bizlere. 692 yıl sonra dahi böyle sevgi, saygı ve coşkuyla anılan bir devlet ve medeniyet olabilmek  kolay değil. Devleti ayakta tutmak için iki esas çok önemlidir : İlim/irfan ve hak/adalet…

Adalet devletin ve mülkün temeli, evrenin ruhudur. İşi ehline teslim etmektir. Sevilmesi gerekeni sevmek, buğzedilmesi gerekeni buğzetmektir. Devleti devlet yapan ve ayakta tutan temel parametrelerdendir. Bir kutupyıldızıdır.

Her cuma hutbenin sonunda şu ayet okunur: “Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90) Allahu Teala’nın bir ismi’de El-Adl’ dir. Yani; Mutlak adalet sahibi, hiçbir şeyde aşırılığa düşmeyen,  çok adil olan, asla zulmetmeyen, kullarına adil olmayı adaletle davranmayı emreden demektir. Allahu Teala adildir, zalimleri sevmez.İnsan da adil olmalıdır; Allah’ın yeryüzündeki halifesi olarak hakkı, haklı olana, hakkı nisbetinde verir. Adalet istikamet içiçedir. İstikamet her işte ifrat ve tefrite kaçmamak ve orta yolu tutmaktır, o işin edebine göre davranmaktır. Edep Peygamber Efendimiz (s.a.v.) den öğrenilir. Örnek, ölçü ve rehber  O (s.a.v.)’dur. Adaletli olmak ta O (s.a.v.)’ndan öğrenilir. Sahihliğini veya kuvvet derecesini hadis alimlerinin dahi iyi bileceği “Bir saat adalet, yetmiş sene nafile ibadetten hayırlıdır.” sözü ve ‘Kızı Fatıma dahi olsa cezayı tatbik edecek olan’ uygulaması ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizim için ne güzel örnektir.

Batısı, Avrupası, Antik Yunanı, Roması adaleti terazi sembolü ile göstermiştir. Yunan mitolojisine ait adalet ve düzen tanrıçası Themis’in elinde de teraziyi görürüz. Themis’in  adaletten şaşmaması, kişisine göre muamele yapmaması için gözleri bağlıdır. Sol elinde kefeleri boş bir şekilde bulunan terazi denge, eşitlik ve adaleti temsil ederken; sağ elindeki kılıç doğruluğun, gücün ve adaletin keskinliğinin göstergesidir. Ne yazık ki adaletin sembolü Themis’in  gözleri ile birlikte kendi medeniyetlerinin ve insanının vicdan, merhamet ve adalet gözlerini de bağlamışlardır. Teknoloji, bilim, ekonomi ve kültürde dünyanın hakimi olan bu batı zihniyetinin Dünya’yı getirdiği nokta aşikardır. Avrupa’da bir dergi saldırısı sonucu ölenler için 50’den fazla ülke lideri ve binlerce insan biraraya gelip yürüyüs yapabiliyorken, Ortadoğu’da hergün ölen 100’lerce çocuk için kıllarının kıpırdamamasını hangi merciye anlatalım. İman ettik ki Allah adildir. Zulüm ile abad olanın ahiri berbad olur.

Adalet herşeyi yerli yerine koymaktır. Herkes için vardır. Adamına göre farklı muamele olmaz. Adalet yıkılırsa nizam da ahlak da bozulur. Öncelikle insanın kendine adil olması gerekir. Kasas suresi 77. Ayet’te ‘Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma…’ buyurulur. Allahualem, manevi kalp ve ruh için kamil ve mutmain insan olma arayışında olmak; nefs için de dünyadaki gıdasını helal yönüyle verebilme gayreti kendimize adil olabilmenin mücadelesidir belkide. Daha sonra yuvadadır adalet. Kocanın annesi ile karısı arasında, anne babanın evlatları arasındaki hakkı gözetmesidir. Sokaktadır adalet… Komşusuna, arkadaşına, tüm canlılara sahip çıkmak, korumaktır. Komşusu açken tok yatmamaktır. Zalim bir idareciye hakkı söyleyebilmektir. Adalet işyerindedir. İşveren için çalışanının ücretinin alnının teri kurumadan, eksiksiz, hakkıyla ödemek; işçi için işini kendi işi gibi görüp mesaisini eksiksiz teslim edebilmektir. Kamudadır adalet ihale yaparken adamını değil, işin ehlini, hakkedeni belirleyebilmektir. Okulda öğrencinin çalıştığının karşılığını alabilmesidir. Markette sırada bekleyenindir. Makamda gayret edenin, çok ve doğru çalışanın…

Geç gelen adalet adalet midir peki…

Bir kez bozuldu mu nizam, bir delik açıldı mı gemide ortalık toz duman olur.Kimileri intikamla alır verilmemiş haklarını. Olaylar rövanşa döner, şimdi sıra bende der. Kimileri kurnazlığa başvurur. Kirli oyun ve hilelerle nizam kurmaya kalkar, güç peşinde koşar. Nice canlar yanar. Nice örtülmesi gereken kusurlar açığa vurulur. Ne olur peki? Nizamülmülk’ün de dediği gibi küfür ile belki ama zulüm ve adaletsizlik ile payidar kalmaz memleket…

Parça bütünün habercisidir. Adalet fert şuurunda yerleşmeli. Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi medeniyet tasavvurumuzu oluştururken önce bireyi inşa etmeliyiz. Temel kavramlarımızdan biri de adalettir ve ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir