Güliz ÖZYAŞAR – GÜNEŞ BATARKEN MEDENİYETİN DOĞDUĞU YER: İZNİK

 

 

Bugün hala aramızda İznik’i hiç görmemiş Bursalı arkadaşların olması hem çok şaşırtıcı hem de çok üzücü. Çünkü Bursa’dan ve güzelliklerinden bahsederken İznik’i geçmek çok eksik bir anlatım olurdu. Sizlere İznik’in tamamını anlatabilmem için 3 ciltlik bir ansiklopedi yazmam gerek, onu okumanız yerine buraya gelmeniz ve kendi kitabınızı kendiniz yazmanız çok daha harika olur. Ben sadece sizlere kocaman bir  ziyafetten bir kaşık numune getirdim.

Bu sebeple görmeyenler için benim anlatımım da yetersiz geleceğinden değerli Fotoğrafçı ağabeyim Metin Emre’nin fotoğraflarından destek almayı uygun buldum, kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Eski yapıtların içlerinde ne yapılıyorsa o enerjiyi barındırdıkları söylenir, işte bu sebeple eski bir camiye ya da kiliseye girdiğinizde edilmiş tüm ibadetlerin duaların enerjisi dolar içinize, bir huzur kaplar sebebini bilmediğiniz. İşte bu sebepledir ki İznik’te her girdiğiniz tarihi mekanda eğer dikkatle dinlerseniz binayı , bu duyguyu doruklarda hissedebilirsiniz. O yüzden bence her birine uzun vakit ayırmalısınız ki bu lezzetin tadına varabilesiniz. Ayasofya Camii’nde oturup bir dinlemek gerek, neler neler var aslında size söyleyeceği, Yeşil Cami’yi en azından uzaktan uzun uzun selamlamak gerek, o zerafetinin beni büyülediği gibi sizleri de büyüleyip içine davet edeceğinden eminim. Zannetmeyin ki binalar bizimle iletişim kurmak, bilakis bizlerle konuşurlar da. Bu sebeple İznik’e geldiğinizde zaman tanıyın her bir esere, bırakın anlatsınlar size , siz yokken neler olduğunu. Hepsini dinlediğinizde Anadolu’nun 2500 yıllık geçmişini dinlemiş olacaksınız.

İznik’te yaşayan çoğu kişinin mutlaka bir pehlivan tanıdığı ya da akrabası vardır mesela, popüler kültürle birlikte çok da ilgi duyulmayan havalı bulunmayan bu milli sporumuz İznik’te hala canlıdır, benim gibi birçok insan oğlunun büyüyünce pehlivan ya da bir güreşçi olduğunu görmek ister. Bu sebepledir ki birçok İznikli genç madalyalıdır, dünya şampiyonudur, hiç olmazsa en azından adam gibi güreş tutmasını bilir, adamdır hepsi yani , yürüyüşleri bile değişiktir bu çocukların, duruşları bir başka özgüvenlidir.  İznik’te müsabaka izlemek ufkunuzu emin olun açacaktır, çünkü bilmek gerekir ki neye aitseniz, hangi kökten çıktıysanız o ağacın meyvesi olursunuz, başka bir şeye dönüşmeniz mümkün değildir.

Ve birçok spor müsabakasına ev sahipliği yapıyoruz, tıpkı bu hafta olacak olan İznik Ultra gibi. Tarih ve doğa güzelliğinin iç içe geçtiği kasabamızda birçok sporcuyu ağırlıyoruz her sene. Koşmak koşmak ve koşmak.. Damarlarımız çatlayıncaya kadar koşmak.. Hiçbir şey koşmak kadar özgürlük hissi veremez herhalde insana. Hele bir de binlerce yıldır koşulan yollarda koşmak…

Ve elbette çini herhalde bu toprakların vazgeçilmez simgesi ve tutkusu sanırım. Bu çağda en büyük sorunlardan biri estetik algı sorunu ve güzellikten fakir hayatlarımız sanırım. İşte küçücük bir çini değiştirbilir tüm dünyayı , inanıyorum! Çünkü çini yalnızca toprak ürünü değil, bir tutku, bir hikaye, bir yaşam tarzıdır buralarda. Ecdad her motife bir hikaye sığdırmış, bir felsefe yazmıştır çininin içinde.    Her desenin bir manası , sana söyleyecek bir sırrı  vardır. Bilmeden almamak, sevmemek gerekir, zira bilmeden sevmek gerçekten sevmek midir? Her rengin bir anlamı vardır. Simgeciliğin, sanatın, zanaatin ve felsefinin aşka gelişidir özetle çini. Çini çarşılarında gezmek, Medresede oturup çini yapanları izleyerek avlusunda bir kahve içmek gerek. Detaylara takılıp kalmak, hatta detaylarda boğulmak gerek, İbn Arabi’nin dediği gibi yaratılış sırrı bile detaylarda saklıdır belki de.

En özelini sona bıraktım sizin için, güzel bir yemeğin sonundaki o iyi pişirilmiş Türk kahvesi gibi damaklarında tadın kalsın dileğim, gün batımı da bambaşkadır vesselam. Senelerdir her gün izlediğim bu gün batımını sizler asla Metin Emre ağabeyimin gördüğü gibi göremeyeceksiniz . Çünkü her gün daha bir farklı batar burada güneş. Güzel hiçbir şeyin bitmesini istemez insanoğlu, bir şeyin bittiğini görmek acı verir çoğu zaman. Ama bu gün bitimi acıyla karışık bir huzuru, bir umudu da içinde barındırıyor. Düşünceler, hayaller, planlar hepsi birbirine karışıyor. Binlerce yıldır insanlar bu günbatımına ne anlamlar yüklediyse; bizler de çok da farklı şeyler yüklemiyoruz. Adem aynı adem, güneş aynı güneş işte bu sebeple her dem aslında hep aynı dem… Sevgi ve muhabbetle..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir